Mum Lekesi

2 tane ajanda tutuyorum elimde. Senin bütün hayatın… Okumak için sabırsızlanıyorum, bir o kadar da cesaretim yok açmaya. Bilmediğim, kulaktan dolma şeylerle boşlukları doldurduğum bir hayat var elimde. Derin derin nefesler alarak açıyorum ilk sayfanı. Üzülüyorum, çok fazla üzülüyorum. Dokunuyorum yazdıklarına, sana dokunamayışımın acısını çıkarıyorum. Neler çektiğini, neler hissettiğini, içindeki çaresizliğin seni ince ince ele geçirişini okuyorum. O kadar şaşkınım ki. Tanımadığın, varlığını bile her şey için çok geçken öğrendiğin biri için bu denli üzülmek…

2 tane ajanda tutuyorum elimde. Her yerinde erimiş mum lekeleri olan… Nereden geldiklerini idrak ettiğimde kanım donuyor. Yavaşça bırakıyorum defteri geri, durup nefes almam lazım. Hep hayalimdeki bir sahne gibi gelmiş bana, hiç gerçek olduğunu düşünmemişim. Kolunda şırıngayla seni görüyorum, bir film sahnesi gibi. Onlara dokunmak müthiş bir acıyla gerçeği vuruyor yüzüme. Hepsi yaşandı diyorum, kabullenebilmek için sesli bir şekilde tekrar etmem gerek. İşte şimdi burada, ne hissedeceğimi bile bilmiyorum.

“Seninle tek başıma mücadele edeceğim!” diye karşısına çıktığın her seferin sonunda, bir kaşığın ucunda eriyenin sen olduğunu fark ediyorum. Pişmanlığının, çektiğin özlemin acısını yıllar sonra kalbimde ben hissediyorum. Pençesinden kurtulmaya çalıştığın ne varsa, bataklık gibi çırpındıkça içine batışın benim nefesimi kesiyor. Hiç seninle olamadım ama günlüklerini elimde tutarken sen oluyorum.

Bana bıraktığın en güzel hediyeyi, ismimi şimdi daha çok seviyorum. Her yanım sen olmuşken, ben sen olmuşken daha iyi kavrıyorum değerini. Seni ise hiç tanımadan seviyorum. Sevmem gerektiği için değil, sevmek istediğim için. Her şey mümkünken, ikimize de verilmemiş bu şansı tek başıma değerlendiriyorum şimdi. Ben seni, ikimizin yerine seviyorum. “Yüzünü bile göremediğim Melike’m…” yazmışsın. Sen, kırıldığı her yerinden oluk gibi pişmanlık akan, erkek bedenine hapsolmuş kadın, gözyaşlarım düşmeye başlıyor mum lekelerine, yüzümü sana dönüyorum.

Adını koyduğun, ama yüzünü bile göremediğin Melike’n.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın