Hoş Geldin

Bir yerdeydim. Karanlıktı, rutubetliydi, soğuktu, sağır edecek kadar sessizdi, kokusu başıma ağrılar sokuyordu. Oradan oraya koşturup güzelleştirmeye çalıştım bu yeri. Bir tarafı yaparken öbür taraf üzerime yıkıldı. Pes etmedim hiç ama her seferinde bir halka daha eklendi gözaltlarıma. Bazen yapamadım, oturdum moloz yığınlarına bastım çığlığı. Bazen çok güzel yaptım, geçtim karşısına bir sonraki yıkıma kadar“Hoş Geldin” yazısının devamını oku

Yaşım 50

İnsan doğumundan beri geçirdiği yıla göre yaş almıyor bence. Yaşadıkları, hissettikleri, gördükleri her şey bir yaş daha katıyor. “Bir günde yaşlandım.” Derler ya hani, öyle işte. Benim yasal yaşım 23 mesela. Ama sorsanız bana yaşımı 50 derim. “Benim yaşım 50.” Hem beklentisi kalmamış hayattan, hem umudu da hala tükenmemiş yani. Hem önüne koyulan her yükü“Yaşım 50” yazısının devamını oku

Şımarık

Kendimden elimi eteğimi çektim iyice. Sürekli sırtım, belim, boynum ağrıyor. Ya sabaha kadar sandalye tepesinde iki büklüm oturmaktan ya da sürekli uykusuz dolaştığım için orada burada tuhaf hallerde uyuya kalmaktan. Dün gece de aynısı olmuş, boynum inanılmaz bir şekilde tutulmuş. Çok canım yanıyor ve sağ tarafıma katiyen dönemiyorum. Bütün ev halkına tek tek söyledim bunu,“Şımarık” yazısının devamını oku

Pembe Şemsiye

Ben küçükken İstanbul’da yaşardık. Leylak rengi duvarlarımız ve duvarla uyumlu çiçekleri olan duvar kağıdımız vardı. Düz olsun diye saatlerce uğraşırdı annem. Beyaz, camlı kapılarımız vardı. Çok büyük gelirdi o ev bana. Yürü yürü bitmez bir holümüz vardı. Daha sonrasında bir İstanbul ziyaretinde eve uğradığımızda inanılmaz sarsılmıştım küçüklüğünü görünce. Bir odasını üç kardeş, babaannem ve dedem“Pembe Şemsiye” yazısının devamını oku

Babam

Babam beni hep 5 yaşındaymışım gibi severdi. Koca kızım, gece kalkıp babamın yanına yatardım korktuğumda. Arkadaşımmış gibi konuşurdum, şaka yapıp gülerdim yanında. Bunlar değerini asla bilemediğim şeylermiş. Hastalığını öğrendiğinde uzun bir süre çok sinirli ve gergin oldu babam. Yanında konuşmayı geç, yüzüne bile bakamazdım. Tahammül bile edemiyor gibi geliyordu. Hayatım boyunca sevgi ihtiyacımı karşıladığım tek“Babam” yazısının devamını oku

Nasıl Anlatsam?

Nasıl anlatsam? İçimde bir umutsuzluk yumağı var. Büyürken enerjimi, hevesimi, kısacası kendimde iyi olarak gördüğüm ne varsa kemiriyor. Sebebini sorgulamıyorum hiç. Oraya girersem çıkamam gibi geliyor. Birden çok şey var, orası belli. Sanki neye odaklansam altındaki çürük temeli görüp daha da dibe çökeceğim. Öyle bırakıyorum. Öylesine bırakıyorum. Nasıl anlatsam? İçimde bir kaos var. Sanki herkes“Nasıl Anlatsam?” yazısının devamını oku

Keşke Yalnız Bunun İçin Sevmeseydin Beni

Sevilmemek, bir kalpte sığıntı hissetmek, hatta yerinin bile bulunmadığını düşünmek üzerine sayfalarca yazabilirim. Biraz üzücü çünkü sevilmek üzerine yazabilirdim. Tamam benim yüzüm hiç gülmedi ama çok güzel sevildim ulan be, diyebilirdim. Diyemedim… Bu tek kelimelik cümlenin altında ne kadar eziliyorum bilemezsiniz. Yazarken değil ama sözcük ağzımdan çıkarken bile bir parçamı da götürüyor içimden. Diyemedim, istedim“Keşke Yalnız Bunun İçin Sevmeseydin Beni” yazısının devamını oku

Hesabım Var!

Bu akşam anlamsızca beynimde İbrahim Tatlıses’in “Hesabım Var” şarkısı dönmeye başladı. Açıp dinledim ki aklımdan çıksın kurtulayım artık şu illetten. Şarkının bir kısmı var, aman yarebbim beynimde öyle bir dönmeye başladı ki. Zaten bayılıyorum her şeyden bir anlam çıkarıp edebiyat parçalamaya. Neyse, şarkının bahsettiğim kısmında “Uğraş biter, gün savuşur, sanma duvarlar konuşur.” diyor. Ulan düşünüyorum,“Hesabım Var!” yazısının devamını oku

Mum Lekesi

2 tane ajanda tutuyorum elimde. Senin bütün hayatın… Okumak için sabırsızlanıyorum, bir o kadar da cesaretim yok açmaya. Bilmediğim, kulaktan dolma şeylerle boşlukları doldurduğum bir hayat var elimde. Derin derin nefesler alarak açıyorum ilk sayfanı. Üzülüyorum, çok fazla üzülüyorum. Dokunuyorum yazdıklarına, sana dokunamayışımın acısını çıkarıyorum. Neler çektiğini, neler hissettiğini, içindeki çaresizliğin seni ince ince ele“Mum Lekesi” yazısının devamını oku

Bazı Gelecek Kaygıları

Dün gece çılgınlar gibi düşündüm durdum. Okul bitiyor, hayat geliyor. Ne istediğimi bile bilmiyorum ben. Can alıcı bir soru var, “Okul bitince ne yapacaksın?” Bu soruyu herkes hayatının bir kısmında duymuş ya da duyacak. Öyle insanı derin derin düşüncelere daldıran bir soru bu. Hele okul bitmeye yakınsa herkes sözleşmiş gibi aynı soruyu soruyor. Allahtan bir“Bazı Gelecek Kaygıları” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın